3 büyük operatörün katıldığı yarışta hangi operatör, hangi lisansı aldı?
Üçüncü nesil (3G) mobil haberleşme sistemi kurulmasına ilişkin ihalede A tipi lisans kullanma hakkını Turkcell, B tipi lisans kullanma hakkını da Vodafone, C tipi lisans kullanma hakkını da Avea kazandı.
20 yıllık süreyi kapsayan lisans kullanma hakkına ilişkin son kararı 15 gün içerisinde Telekominikasyon Kurumu verecek.
3G ihalesinde üç ayrı lisans için yapılan ihaleye Vodafone, Turkcell ve Avea katıldı.
Nasıl kazandılar?
A lisansını Turkcell kazandı
A tipi lisanslar için yazılı teklifler alınırken, Vodafone 298 milyon euro, Turkcell 287 milyon euro, Avea 285 milyon euro önerdi.
Açık artırmada ise Turkcell 358 milyon euro önerirken, Avea 348 milyon euroda kaldı. Vodafone ise ilk turda ihaleden çekildi.
Böylece ihaleyi kazanan firma Turkcell oldu.
B tipi lisans ihalesinde kazananı kura belirledi
B tipi lisans ihalesinde iki katılımcı olan Vodafone da Avea da 250 milyon euro yazılı teklif verdi.Ancak ikisi de sözlü teklif vermeyince kazanan kura ile belirlendi.
Kurada şans Vodafone’a güldü ve B tipi lisansı kazanan firma oldu.
C tipi Avea’ya kaldı
Avea, C tipi lisans ihalesi için katılımcı tek firma olarak 214 milyon euro teklif verdi ve ihaleyi kazandı.
Farklı lisans tipleri ne demek?
3G ihalesi tamamlandı. Peki, ihalede ki lisans tipleri neyi ifade ediyor?
Tüm kablosuz cihazlar haberleri sağlarken bir frekans kullanırlar. A tipi lisans almaya hak kazanan şirket 45 Mhz üzerinden haberleşmesini sağlayacak. B tipi lisansta frekans hızı 35 Mhz, C tipi lisansta ise 30 Mhz.
Frekansın yüksek olması getireceği avantajda, haberleşme sırasında daha az veri kaybı ve daha iyi iletişim anlamına geliyor. Ayrıca kapalı mekanlarda veri aktarımında hız kaybı azalıyor ve kesinti oranı azalıyor. Bunun yanında frekansın yüksek olması uzaklığa bağlı hız düşüşünü de azaltıyor. Kısacası frekans ne kadar yüksek olursa veri aktarım hızı o kadar iyi, kesintisi o kadar az oluyor.
Kategorilenmemiş kategorisinde yayınlandı
Artık ADSL İçin Telefon Şart Değil!
•Aralık 16, 2008 • Yorum yapılmamış
İzmir 2.Tüketici Mahkemesi tarihi bir karara imza attı. ADSL için ayrıca bir telefon numarası almak ve sabit ücret ödemek mecburiyetinde bırakılamayacağına hükmetti.
Tüketici Hakları Merkezi (TÜ-MER) Hukuk Komitesi Başkanı Faruk Hançer, tüketicilerin, ADSL kullanmak için ayrıca bir telefon numarası almak ve sabit ücret ödemek mecburiyetinde bırakılamayacağını kaydetti.
Hançer, yaptığı yazılı açıklamada, İzmir 2. Tüketici Mahkemesinin ADSL hizmeti alabilmek için sabit telefon hattı almak zorunda bırakılan ve bugüne kadar hiç görüşme yapmadığı halde kendisine ücret tahakkuk ettirilen bir vatandaşın başvurusu üzerine tarihi bir karara imza attığını belirtti.
Uzun süredir tartışmalara neden olan bu uygulamanın mahkemenin emsal kararı ile son bulacağını ifade eden Hançer, bu kararın, sadece ADSL hizmeti satın almak isteyen tüketiciler için ayrıca bir telefon hattı alma ve sabit ücret ödeme zorunluluğunu ortadan kaldıracağını bildirdi.
Mahkemenin söz konusu kararda, tüketiciyi talebinde haklı bulduğunu ve ”ADSL hizmeti ile birlikte verilen telefon hizmeti için hiç görüşülmese bile sabit ücret ödenmesi gerektiği, sabit telefon hizmeti ile internet erişimi için ADSL hizmetinin teknik olarak ayrı ayrı sunulmasının yani birbirinden bağımsız olarak hizmet verilmesinin mümkün olduğu” ibaresine yer verdiğini dile getiren Hançer, ”Dolayısıyla Türk Telekom ve TTNET, mahkeme kararı ile haksız olduğu ortaya çıkan bu uygulamadan bir an önce vazgeçmelidir” görüşünü savundu.
Benzer durumda olan tüketicilerin, emsal olan bu mahkeme kararı ile öncelikle Türk Telekom müdürlüklerine başvurarak yalnızca ADSL aboneliğinin devamını, sabit hattının iptalini talep edebileceklerini belirten Hançer, tüketicilerin, olumsuz cevap veren Telekom Müdürlüğü işlemlerine karşı, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine bu kararı emsal göstererek sabit hattın iptali, ADSL aboneliğinin devamı için dava açabileceğini kaydetti.